HÜRRİYET

Sayfalar

Translate

24 Aralık 2012 Pazartesi

BESİN ÖGELERİ


İnsanın gereksinmesi olan besinlerin bileşiminde yer alan 50’ye yakın besin ögesi kimyasal
yapılarına ve vücut çalışmasındaki etkinliklerine göre 6 grupta toplanabilir. Bunlar, proteinler,
yağlar, karbonhidratlar, mineraller, vitaminler ve sudur.

Proteinler: Yetişkin insan vücudunun ortalama % 16’sı proteinden oluşmuştur. Proteinler sindirim kanalında (bağırsaklarda) yapı taşları olan aminoasitlere ayrılarak kana geçerler ve kanla karaciğere taşınırlar. Burada tekrar belirli düzen içinde birleşerek vücut doku proteinlerini oluştururlar. Protein aynı zamanda vücutta enerji kaynağı olarak da kullanılır. Proteinler hücrelerin esas yapısını oluştururlar. Hücreler
birleşerek vücut dokularını ve organları oluşturur. Birçok hücre zamanla ölür ve yenileri yapılır. Bu nedenle proteinler, hücrelerin sürekliliği önemli besin öğesidir. Vücudun savunma sistemlerinin, vücut çalışmasını
düzenleyen enzimlerin, bazı hormonların da esas yapıları proteindir.

Yağlar: Yetişkin insan vücudunun ortalama % 18’i yağdır. Genelde kadınların vücudunda erkeklere
göre daha çok yağ bulunur. İnsan, harcadığından çok yediğinde vücudun yağ oranı artar, harcadığından az yediğinde ise azalır. Bu nedenle vücuttaki yağ insanın başlıca enerji deposudur. Enerji
yeterli alınmadığında vücut bu depoyu kullanır. Yağ en çok enerji veren besin ögesidir. Vitaminlerin
bir bölümü vücuda yağla alınır. Yağ mideyi yavaş terk ettiğinden doygunluk verir. Deri altı yağı vücut
ısısının hızlı kaybını önler. Yağın yapı taşlarının bazıları, vücudun düzenli çalışmasında etkinliği
olan bazı hormonların yapımı için gereklidir.


Yağ en çok enerji veren besin ögesi olup yağda eriyen vitaminlerin
kullanımı ve bazı hormonların yapımı için elzemdir



Karbonhidratlar: Yetişkin insan vücudundaki toplam karbonhidrat miktarı % 1’in altındadır.
Karbonhidratların başlıca etkinliği enerji sağlamalarıdır. Günlük enerjinin çoğu karbonhidratlardan
sağlanır. İnsan vücudunda karbonhidratlar çok az miktarlarda glikojen olarak depolanır ve gerektiğinde
glikoz olarak salınır. Glikojen en çok karaciğerde yer alır. Diğer organlarda ve kaslarda da
bir miktar glikojen bulunur. Depo şeklinde bulunan glikojen vücut dokuları için kesintisiz enerji
kaynağı olan kan glikozunun belirli düzeyde tutulması için gereklidir.

Mineraller: Yetişkin insan vücudunun ortalama % 6’sı minerallerden oluşmuştur. Başta kalsiyum
ve fosfor olmak üzere minerallerin bir bölümü iskelet ve dişlerin yapı taşıdır. Diğer bir bölümü
(sodyum, potasyum gibi) vücut suyunun dengede tutulmasını sağlar. Bazı mineraller örneğin demir,
vücutta besin ögelerinden enerji oluşması için zorunlu olan oksijenin taşınmasında gereklidir. Bazı
mineraller de vücudun çalışmasını düzenleyen enzimlerin bileşiminde yer alırlar. Bazıları da (çinko,
selenyum) savunma sisteminin yeterliliğinde kullanılırlar.

Yetişkin insan vücudunun ortalama % 6’sı minerallerden oluşmuştur.

Vitaminler: İnsan vücudunda oldukça az miktarlarda bulunmasına karşın vitaminlerin vücuttaki
etkinlikleri oldukça fazladır. Bunların bir bölümü (B grubu), besinlerle aldığımız karbonhidrat, yağ ve
proteinden enerji ve hücrelerin oluşması ile ilgili biyokimyasal olayların düzenlenmesine yardımcı
olurlar. D vitamini, kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin kemik ve dişlerde yerleşmesine yardımcıdır.
Bazı vitaminler de (A, E, C) vücut hücrelerinin hasarını önleyerek normal işlevlerini sürdürmeleri ve
bazı zararlı maddelerin etkilerinin azaltılmasında (Antioksidan etki) yardımcıdırlar.

Vücuttaki pek çok biyokimyasal olay vitaminlerin yardımı ile oluşur.

Su: Besinlerin sindirimi, dokulara taşınması, hücrelerde kullanılması sonucu oluşan zararlı
atıkların atılması ve vücut ısısının düzenlenmesi için gereklidir. Vücutta bütün kimyasal olaylar
çözelti içinde oluştuğundan, vücutta yeterince su bulunması yaşam için zorunludur.
Görüldüğü gibi, canlılığın temeli besinlerin alınması, sindirilmesi, ince bağırsaklardan kana
emilmesi, hücrelere taşınması, solunumla alınan oksijen varlığında enerjiye dönüştürülmesi, küçük
parçaların birleştirilerek yeni ve yıpranan hücrelerin yapılmasına dayanır. Bu olaylar
"METABOLİZMA" deyimiyle açıklanır. Yağ, karbonhidrat ve proteinlerin yapı taşlarının, mineraller
ve vitaminlerin yardımıyla yakılıp enerji oluşması sürecine "KATABOLİZMA", küçük parçaların
yine vitaminler ve minerallerin yardımıyla birleşerek hücrelerin yapımı sürecine "ANABOLİZMA"
denir. Herhangi bir besin ögesinin tek başına bir etkinliği yoktur. Bütün besin ögeleri birlikte
alındığında vücut normal büyüme ve gelişimini, sağlıklı ve güçlü çalışmasını sürdürür.

Türkiye için önerilen günlük enerji ve besin ögeleri güvenilir alım düzeyleri aşagıda gösterilmektedir.
(Tabloda verilen değerler yaş ve aktivite için ortalama değerlerdir. Tablonun altında verilen
açıklamalar dikkatle okunmalıdır). 





 Sağlıklı beslenme için makrobesin ögelerinin günlük enerjiye katkı oranları da aşağıdaki gibidir




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yayın Arşivi